Konserlere gidiyoruz, konserleri seviyoruz, konserler için para biriktiriyoruz, borç alıyoruz, konserlerden ilham alıyoruz, konserlerde dans ediyoruz, eğleniyoruz… Fakat ne yazık ki konserleri dinleyemeyip sinir harbi yaşıyoruz. Bazılarımız sırf bu yüzden konsere gitmekten vazgeçiyor. Zira bir yandan müzik dinlemeye çabalarken bir yandan yanımızda yamacımızda sevgili problemlerinden yakınanlar, telefonda bağıra çağıra konuşmaya çalışanlar, kavga edenler, çektikleri fotoğraflar üzerine milyonlarca yorum yapanlar, bir yemekte ya da sınıf buluşmasındaymışçasına sohbeti koyulaştıranlar, tavlamaya çalıştıkları kişilere caka satanlar, sahnedekiler hakkında bildiği her şeyi oracıkta anlatıverme meraklıları, “ne kadar da çok eğleniyoruz” yaygaracıları ve belki de bunun gibi nice örneklere maruz kalıyor, delirme raddesine geliyoruz. Fakat yıllar süren suskunluğumuz sona erdi, konuşma sırası bizde artık. Elbette müzik devam ederken değil!
Konserlerde
Çalınan şarkılar sözlerin başladığı kısımlardan ibaret değildir.
Bilmediğiniz şarkılar sohbet arası değildir.
Telefonda bağırmak konuştuğunuz kişiye karşı incelik değildir.
Grup/sanatçı hakkındaki ekşisözlük/google/wikipedia sonuçları karşınızdakini tavlamak için yeterli değildir.
Konserler
Arkadaşlarınıza içinizi dökeceğiniz terapi seansları değildir.
Çektiğiniz fotoğrafların ışık/netlik/harikalıklarını uzun uzadıya tartışacağınız forumlar değildir.
Arkadaş grubunuzun mükemmel eğlenen insanlar olduğunu ispat meydanı değildir.
Bilet alabilecek paranız olduğu için gidip her an şikayet edip mızmızlanacağınız yerler değildir.
KONSER DİNLENİR!